Dünyada önlenebilir ölümlerin en sık sebebi Hipertansiyon

Dünyada önlenebilir ölümlerin en sık sebebi Hipertansiyon

Her 10 erişkinin 3’ünde hipertansiyonun nedeni, yüksek oranda tuz alımıdır

Özel Denizli Tekden Hastanesi hekimlerinden Uzm. Dr. Mustafa Demir, hipertansiyonun dünyada her yıl 7.6 milyon kişinin ölümüne, 90 milyon kişinin sakat kalmasına yol açmakta olduğunu belirterek, “Yüksek kan basıncı tedavi edilmediğinde, tüm vücuttaki atardamarlara ve yaşamsal önemi olan organlara hasar verebilir” dedi.
17 Mayıs Hipertansiyon Günü nedeniyle Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorlarından Kardiyoloji uzmanı Dr. Mustafa Demir, önemli bilgilendirmelerde bulundu. Dünyada önlenebilir ölümlerin en sık sebebinin Hipertansiyon olduğunu belirten Dr. Demir, kontrol altına alınamadığı zamanlarda birçok kronik hastalıklara neden olabileceğini ifade ederek, “Kan basıncının normal değerlerden yüksek olması olarak bilinen hipertansiyon (HT), kronik bir hastalıktır. Hipertansiyon hastalarında sık görülen belirtiler baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, nefes darlığı, bulanık görme ve burun kanamalarıdır ancak hastaların çoğunda herhangi bir belirti görülmez. Kan basıncı yüksek olan kişilerin çoğu, yıllarca bunun farkında olmayabilir. Yüksek kan basıncı tedavi edilmediğinde, tüm vücuttaki atardamarlara ve yaşamsal önemi olan organlara hasar verebilir. Bu nedenle yüksek kan basıncı çoğunlukla “sinsi katil” olarak adlandırılır.” şeklinde bilgi verdi.

 

“Hareketli bir yaşam sürerek hem kilo vermek hem de hipertansiyondan korunmak mümkündür”
Hipertansiyon, Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre ölümün önlenebilir en önemli nedenidir. Dünyada her yıl 7.6 milyon kişinin ölümüne, 90 milyon kişinin sakat kalmasına yol açmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre ülkemizde her dört ölümden birinin nedeni HT’dir. Dolaysıyla HT’yi erken tanımak ve tedavi etmek çok önem arz etmektedir. Yüksek tansiyonun birden fazla nedeni olabilir. Bu nedenler kalıtım, cinsiyet, şeker hastalığı, şişmanlık, sigara ve alkol kullanımı, stres, yetersiz fiziksel aktivite, aşırı tuz kullanımı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve yaşlılıktır. Bazen bir hastalığa bağlı olarak görüldüğü gibi gebelikte de tansiyon yüksekliği gelişebilir. Her yaşta görülebilen yüksek tansiyon, artık çocuklarımızı da tehdit etmektedir.
Yüksek tansiyon kontrol altına alınmazsa inme, kalp krizi, kronik kalp hastalığı, böbrek yetmezliği, bilinç bozukluğu, körlük ve damarlarda balonlaşma oluşmasına neden olabilmektedir.” dedi.

 

“Peki sinsi katil olarak adlandırılan bu hastalıktan korunmak için neler yapmalıyız?”
Kardiyoloji Bölümü doktorlarından Uzm. Dr. Mustafa Demir; “Hareketli bir yaşam sürerek hem kilo vermek hem de hipertansiyondan korunmak mümkündür. Bahçeyle uğraşmak, yürüyüş yapmak ve ev işleri gibi hafif ve orta derecede aktiviteleri deneyin. Sağlıklı beslenmek sizin için her zaman faydalıdır. Daha fazla sebze ve meyve yemekle başlayın. Haftada en az bir kez vejetaryen bir öğün yiyin. Atıştırma olarak doğal hallerinde meyve, sebze ve ev yapımı yoğurt tercih edin. Her gün her renkten bir meyve veya bir sebze yemeye çalışın.” ifadelerini kullandı.

 

“Her 10 erişkinin 3’ünde hipertansiyonun nedeni, yüksek oranda tuz alımıdır”
Hipertansiyonun sebeplerinde tuzun önemli noktada olduğunu açıklayan Dr. Demir, “Sigara kullanımı, başlıca ölüm ve özürlülük nedenlerindendir. Sigara içiyorsanız, bırakmayı planlayın. Yağ, şeker ve tuz içeriği yüksek yiyecekleri azaltın. Bunlar genellikle hazır yemekler, işlenmiş ve paketlenmiş yiyecekler ve restoranlardaki yiyeceklerdir. Yemeklerinizi evde pişirirseniz, ne kadar yağ, şeker ve tuz kullandığınızı kontrol edebilirsiniz. Unutmayın, yemek masasından tuzluğu kaldırmak hiç de zor değildir. Her 10 erişkinin 3’ünde hipertansiyonun nedeni, yüksek oranda tuz alımıdır. Tuz alımının azaltılması kan basıncını düşürür” şeklinde konuştu.
Kan basıncını (tansiyon) doğru ölçmek için neler yapmamız gerektiğinden de kısaca bahseden Özel Denizli Tekden Hastanesi Kardiyoloji doktorlarından Uzm. Dr. Mustafa Demir, “Evde yaptığınız kan basıncı takibi ile doktorunuzun sağlıklı bir karar verebilmesi için kan basıncı doğru ölçülmelidir. Kan basıncını ölçmeye başlamadan hemen önce; Atardamar (dirseğe yakın) elle hissedilmeli, manşet (ölçme bandı) atardamarın 2-3 cm üzerine yerleştirilmeli, manşetten çıkan hortumun hizası atardamarın üzerinde olmalı, manşet çok sıkı veya gevşek olmamalı, kol ve kalp aynı yatay düzlemde olmalı, manşet kalp seviyesinde kolun ortasına yerleştirilmelidir. (Eğer manşet kalpten daha yüksekte ise kan basıncı daha düşük, kalpten daha aşağıda ise kan basıncı daha yüksek olacaktır.) Kan basıncını doğru ölçmek için yapabileceklerimiz, öncelike oturun, konuşmayın, sırtınızı arkaya dayayın, kalp seviyesinde kolun ortasına manşeti yerleştirerek kolunuzu bir yastıkla destekleyin, kan basıncı ölçümü sırasında bacak bacak üstüne atmamanızı ve ayaklarınızı yere düz basmanızı öneririz” dedi.(İHA)