ÇOCUKLARINIZI YAZ OKULUNA GÖNDERİN

ÇOCUKLARINIZI YAZ OKULUNA GÖNDERİN

Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Merve Aktaş Terzioğlu, uzun ve yorucu bir eğitim öğretim yılının ardından öğrencilerin sabırsızlıkla beklediği yaz tatilinin geldiğini belirterek…

Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Merve Aktaş Terzioğlu, uzun ve yorucu bir eğitim öğretim yılının ardından öğrencilerin sabırsızlıkla beklediği yaz tatilinin geldiğini belirterek karne notları düşük olan çocuğun her yönden değerlendirilmesi ve tatilde yaz okuluna gönderilmesi gerektiği önerilerinde bulundu.

Karnesinde düşük notlar getiren çocuğun tek başına sorumlu olmadığını dile getiren Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Merve Aktaş Terzioğlu, bu karnenin aynı zamanda ailesi ve öğretmeninin de karnesi olduğunu söyledi. Terzioğlu: “Karne eğitim döneminin bitişini ve yaz tatilinin başlangıcını simgeler. Çocuğun eve getirdiği karne aslında sadece çocuğun değil, ailenin, okulun ve öğretmenin karnesidir. Karne herkesin kendisini değerlendirmesi için bir fırsattır. Karne notlarından da önemli olan ailenin çocuğa kazandırması gereken en büyük sorumluluk; çocuğun kendine “Ben elimden geleni yaptım mı? Yeterli çabayı gösterdim mi?” sorularını sorabilmesidir. Ancak bazı çocuklar çaba da gösterse sistemin istediği şekilde öğrenemez. Çocuğun zeka puanı normal olsa da öğrenme bozukluğu ya da dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğunun olması öğrenmesine engel teşkil edecektir. Aileler karne alınca sonucu çok yönlü değerlendirmeli, okul ve öğretmenler de öğrencinin neden başarısız olduğunu, neden öğrenciye ulaşamadıklarını sorgulamalıdır. Aileler çocuklarını objektif değerlendirmeli, çocuğunun yetenek ve kapasitesini bilmeli, beklentilerini de bu özelliklere göre ayarlayabilmedir. Diğer bir yandan da çocuğun sorununun farkında olmalı, gerekli desteği almasını sağlamalıdır. Karne, çocuğun eğitiminde amaç değil, hataları ve aksaklıkları düzeltmek için bir araç olmalıdır” şeklinde konuştu.

Tatilde Neler Yapılmalı?

Terzioğlu, yaz tatilinin sınırsız televizyon seyretmek ve bilgisayar başında vakit geçirmek anlamına gelmediğini, çocuğun rutin düzeninin devam etmesi gerektiğini vurgulayarak ailelere şu uyarılarda bulundu: ”Tatil ve dinlenme, karnesi nasıl olursa olsun her çocuğun hakkıdır. Ancak; bu tüm kural ve sınırların yıkılması, yok sayılması demek değildir. Bilgisayar, internet, telefon ve tablet kullanımının sınırsız ve denetimsiz olmaması gerekir. Günlük düzen, yeme ve yatma saatleri değiştirilmemelidir. Ders konusunda çocuğu çok sıkmadan günlük hafif programlar yapılmalıdır. Özellikle okuma, yazma yeni öğrenen çocuklarda, tatil süresi de göz önüne alınınca kolayca unutabileceğinin farkında olunmalı, düzenli kitap okuması sağlanmalıdır. Tatil planları çocuğun yaşına ve ailenin  olanaklarına göre değişir. Çocuklar aile büyüklerinin yanına gitse de uzun süreli anne babadan ayrı kalmamalıdır. Ebeveynler çocuklarını denetlemeye devam etmelidirler. Yaz okulları, çocukların hem sosyalleşmesi hem de sportif faaliyetlerde bulunabilmesi için iyi bir seçenektir. Ergenler için 2-3 haftalık süreyi aşmayacak şekilde yurtiçi ve yurtdışı kampları çocuğun özerkliğini ve sosyalleşmesini desteklemek için iyi bir fırsat olabilir. Tatili evde geçirmek zorunda olan çocuklar için ise yeni hobiler kazandırmak, beraber zaman geçirmek, evde denetimsiz bırakmamak ve sosyalleşmesini sağlamak önemlidir” dedi.